forum09.hareket-forum.com

forum09.hareket-forum.com

forum09.yetkinforum.net Guncel Forum Sitesi TAM YERİNDESİNİZ
 
AnasayfaKapıTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap
Sayfayı FaceBook'ta Paylaş
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Android korax g5 kanallistesi güncel 12 10 2016 tarhli TÜRKSAT ve Azeri spce uydusu
Paz Ekim 16, 2016 10:17 am tarafından Admin

» DriverPack Solution 17.7.4 Final
Paz Ekim 16, 2016 7:12 am tarafından Admin

» DFX Audio Enhancer 12.023 Final
C.tesi Ekim 15, 2016 11:44 pm tarafından Admin

» Wise Care 365 indir
C.tesi Ekim 15, 2016 11:35 pm tarafından Admin

» Office 2013 Türkçe Katılımsız Full 32 Bit 64 Bit Eylül Güncel
Perş. Ekim 09, 2014 3:35 am tarafından Admin

» Wise Care 365 Pro 3.24 Build 282 Final Katılımsız Türkçe
Perş. Ekim 09, 2014 3:30 am tarafından Admin

» K-Lite Mega Codec Pack 10.4.0 | Katılımsız
Paz Haz. 08, 2014 4:08 am tarafından Admin

» TeamViewer Enterprise 9.0.29272 Final TR | Katılımsız
Paz Haz. 08, 2014 4:03 am tarafından Admin

»  winrar 5.1 final 20 temalı full
Salı Mayıs 06, 2014 4:59 am tarafından Admin

» Adobe Flash Player 13.0.0.206 || Katılımsız
Perş. Mayıs 01, 2014 1:00 am tarafından Admin

» BS.Player Pro 2.67 Build 1076 TR | Katılımsız
Perş. Mayıs 01, 2014 12:58 am tarafından Admin

» Juventus - Trabzonspor (UEFA Avrupa Ligi maçı)
Salı Şub. 11, 2014 10:30 am tarafından Admin

» Cloud System Booster Pro v3.1.4 Build 141.267 - Katılımsız
Perş. Ocak 09, 2014 6:16 am tarafından Admin

» Windows 7 Ultimate SP1 (TÜRKÇE) (32 BİT) ORİJİNAL GÜNCEL
Çarş. Ocak 08, 2014 6:24 am tarafından Admin

» WinRAR 5.01 TR Final + ThemePack [x86-x64] - Full Program
Çarş. Ocak 08, 2014 6:05 am tarafından Admin

» Advanced SystemCare Pro 7.1.0.389 TR | Katılımsız
Çarş. Ocak 08, 2014 6:03 am tarafından Admin

»  DreamCalc Professional v4.9.0 - Full Program
Çarş. Ocak 08, 2014 6:02 am tarafından Admin

» Windows 8.1 32 ve 64 Bit Butun Surumler
Ptsi Ocak 06, 2014 9:57 am tarafından Admin

» KMS Aktivasyon 2014 v1.5.1
Ptsi Ocak 06, 2014 9:37 am tarafından Admin

» 2014 - Eset Tüm Sürümler Sınırsız Lisans
Ptsi Ocak 06, 2014 9:35 am tarafından Admin

» Arıza Web TV Home Edition 6.7 | Full Program
Paz Ocak 05, 2014 10:16 am tarafından Admin

» Adobe Reader XI 11.0.5 Türkçe Final [ x86 - x64 ] Katılımsız
Paz Ocak 05, 2014 10:09 am tarafından Admin

» Picasa 3.9.0 Build 137.80 Final TR | Full Program
C.tesi Ocak 04, 2014 9:13 am tarafından Admin

» E - Kitap Arşivi (1471 ADET)
C.tesi Ara. 14, 2013 7:19 am tarafından yarasa67

» Ashampoo video Styler Türkçe
C.tesi Kas. 16, 2013 12:58 am tarafından Admin

» Advanced SystemCare Pro 7.0.5.361 TR | Katılımsız
C.tesi Kas. 16, 2013 12:44 am tarafından Admin

» K-Lite Mega Codec Pack 10.1.5 | Katılımsız
C.tesi Kas. 16, 2013 12:42 am tarafından Admin

» Microsoft Security Essentials 4.4.0304.0 TR | Katılımsız
Çarş. Kas. 13, 2013 12:54 am tarafından Admin

» Windows 8.1 Tüm Sürümler 12in1 11.11.2013
Çarş. Kas. 13, 2013 12:51 am tarafından Admin

» DFX Audio Enhancer 11.111 Katılımsız
Ptsi Kas. 11, 2013 6:54 am tarafından Admin

» Windows 8.1 Enterprise MSDN Türkçe Tek Lnk
Ptsi Kas. 11, 2013 12:06 am tarafından Admin

» Aimp 3.55 Build 1320 TR | Katılımsız
Paz Kas. 10, 2013 11:53 pm tarafından Admin

» Windows 7 Tüm Sürümler 11in1 Ekim 2013 Güncel
Paz Kas. 10, 2013 11:10 pm tarafından Admin

» Internet Explorer 11.0.9600.16428 TR Final | Katılımsız
Paz Kas. 10, 2013 10:58 pm tarafından Admin

» KMPlayer 3.7.0.113 TR | Katılımsız
Ptsi Ekim 28, 2013 6:06 am tarafından Admin

» Eset Smart Security & Nod32 Anti Virus 7.0.302.8 TR [x86 & x64] | Katılımsız
Perş. Ekim 17, 2013 7:18 pm tarafından Admin

» AIMP 3.55 RC 2 Build 1312 + { 50 Adet Tema } | Katılımsız
Perş. Ekim 17, 2013 7:15 pm tarafından Admin

» Windows 8.1 Single Language MSDN TR [ x86 - x64 ]
Çarş. Eyl. 25, 2013 3:21 pm tarafından Admin

» DriverPack Solution 13.0 R377 Final TR | Portable
Cuma Ağus. 02, 2013 2:05 pm tarafından Admin

» WinAmp PLayer 565.3438 with Bigbentoskin Lite - Katılımsız
Cuma Ağus. 02, 2013 2:03 pm tarafından Admin

» WinRAR 5.00 Beta 7 Türkçe Temalı [x86x64] Bit - Katılımsız
Perş. Ağus. 01, 2013 8:28 pm tarafından Admin

» Aimp 3.50 Build 1277 Final TR + DFX - Katılımsız
Perş. Ağus. 01, 2013 8:26 pm tarafından Admin

» AKSIYON HD and SINEMA TV ASK HD Türksat 2A/3A @ 42° BİS KEY
Paz Tem. 21, 2013 11:56 am tarafından Admin

» ESET Smart Security 7.0.28.0 Beta x86 full
Paz Tem. 21, 2013 10:24 am tarafından Admin

» AVG Internet Security 2014 B4016 (32 Bit)2018′e Kadar Lisanslı
Paz Tem. 21, 2013 10:23 am tarafından Admin

» Windows 8 Enterprise ++ Tr | 18 Temmuz 2013 | X64
C.tesi Tem. 20, 2013 7:27 pm tarafından Admin

» WinRAR 5.00 Beta 7 Türkçe Temalı [x86x64] Bit - Katılımsız
Cuma Tem. 19, 2013 10:32 pm tarafından Admin

» Winamp Pro 5.70 Build 3435 Beta | Katılımsız
Cuma Tem. 19, 2013 10:29 pm tarafından Admin

»  FlashGet 3.7.0.1203 | Katılımsız
Cuma Tem. 12, 2013 1:45 pm tarafından Admin

» İnternet Explorer 10 Türkçe
Ptsi Haz. 24, 2013 9:14 am tarafından Admin

» AIMP 3.50.1277 Final TR | Katılımsız
Çarş. Haz. 19, 2013 11:45 pm tarafından Admin

» Winamp Pro 5.70 Build 3416 Beta Türkçe - Katılımsız
Çarş. Haz. 19, 2013 11:41 pm tarafından Admin

» WinRAR 5.00 Beta 6 Türkçe (Temalı) - Katılımsız
Çarş. Haz. 19, 2013 4:33 am tarafından Admin

» DFX Audio Enhancer 11.111 | Katılımsız
Çarş. Haz. 19, 2013 4:24 am tarafından Admin

» DLL Suite 2013.0.0.2054 Türkçe - Katılımsız
Ptsi Haz. 10, 2013 4:42 am tarafından Admin

» DFX Audio Enhancer 11.110 | Katılımsız
Paz Haz. 09, 2013 12:39 am tarafından Admin

» Internet Download Manager v6.15.15 Türkçe - Full Sürüm
C.tesi Haz. 08, 2013 1:24 am tarafından Admin

» Chromium 29.0.1532.0 Final TR - Katılımsız
C.tesi Haz. 08, 2013 1:20 am tarafından Admin

» WinRAR 5.00 Beta 5 TR | Katılımsız
Perş. Haz. 06, 2013 1:34 am tarafından Admin

» Format Sonrası Programlar v3 TR Full sürüm
Cuma Mayıs 31, 2013 5:12 am tarafından Admin

» Office Professional 32'64Bit Nisan Vl TR Full 2013
Cuma Mayıs 31, 2013 5:09 am tarafından Admin

» avast! Pro Antivirus 8.0.1489
Cuma Mayıs 31, 2013 5:06 am tarafından Admin

» SamDrivers 13.6 + DVD x86/x64 Mayıs Güncell Türkçe Tek link
Perş. Mayıs 30, 2013 6:47 pm tarafından Admin

» Office 2013 Katılımsız Güncel x86x64 Türkçe Full Tek link
Perş. Mayıs 30, 2013 6:41 pm tarafından Admin

» Internet Download Manager 6.15 Build 14 Türkçe Katılımsız
Perş. Mayıs 30, 2013 6:36 pm tarafından Admin

» WinRar 5.0 Full Türkçe İndir (2013)
Perş. Mayıs 30, 2013 6:27 pm tarafından Admin

» SamDrivers v13.5 Güncel TR indir
Perş. Mayıs 30, 2013 5:40 pm tarafından Admin

» Internet Download Manager 6.15 Build 14 Final TR | Full
Perş. Mayıs 30, 2013 5:37 pm tarafından Admin

» PC Cleaner Pro 2013 11.0.13.5.25 - Full
Perş. Mayıs 30, 2013 5:31 pm tarafından Admin

» PC Cleaner Pro 2013 11.0.13.5.25 - Full
Perş. Mayıs 30, 2013 5:31 pm tarafından Admin

» AVG PC TuneUp Pro 2013 12.0.4020.3 EN | Katılımsız
Perş. Mayıs 30, 2013 5:29 pm tarafından Admin

» WiseCare365 Pro 2.47.195 Final TR | Katılımsız
Perş. Mayıs 30, 2013 5:27 pm tarafından Admin

» Windows 8 Pro 6.3 Build 9374 [x86]
Paz Mayıs 26, 2013 5:07 am tarafından Admin

» Windows 8 Pro TR |x86-x64 | 20 Mayıs 2013 | Güncel | Sade
Çarş. Mayıs 22, 2013 9:28 am tarafından Admin

» Windows 8 Orjinal Msdn 32x64Bit iso TR Tek link
Paz Nis. 14, 2013 7:06 pm tarafından Admin

» Sunny Kaon Sirius Uydusu Hustler ok yazılımları 07.11.2012 Tarihli
Salı Nis. 09, 2013 9:31 am tarafından özkan kalafat

» Autoplay Media Studio 8.0.2.0 Türkçe
C.tesi Nis. 06, 2013 9:14 am tarafından halilozdal

» Windows 8 Pro VL Türkçe++ 32x64Bit Mart Güncel Teklink 2013
Perş. Mart 21, 2013 5:07 am tarafından Admin

» DriverPack Solution v.13 Build 317 TR 2013
Çarş. Mart 13, 2013 1:59 am tarafından Admin

» Windows 8 Skin Pack Tema Türkçe Full 2013
Paz Mart 10, 2013 1:32 am tarafından Admin

» Vücudumuz Ve Sistemleri
Paz Mart 10, 2013 12:07 am tarafından yarasa67

» SamDrivers v13.2 Türkçe Full Tek link indir 2013
Ptsi Mart 04, 2013 5:31 am tarafından Admin

» Windows 8 Language Pack Orj DVD 32x64Bit 2013
Ptsi Mart 04, 2013 5:28 am tarafından Admin

» Android Son Sürüm Uygulama Paketim
Paz Şub. 24, 2013 11:50 pm tarafından süleyman09

» Pardus 2013 - ANKA Alfa
Paz Şub. 24, 2013 11:38 pm tarafından süleyman09

» Önemli Android Kodları
Paz Şub. 24, 2013 3:52 am tarafından Admin

» Call Recorder Full v1.3.2 Türkçe - Android Uygulamalar
Paz Şub. 24, 2013 3:47 am tarafından Admin

» Dev Programlar Arşivi v3 Türkçe Full 32'64Bit 2013
Perş. Şub. 21, 2013 2:43 am tarafından Admin

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 72 kişi Perş. Ağus. 25, 2016 4:28 pm tarihinde online oldu.
Ekim 2018
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
TakvimTakvim
En iyi yollayıcılar
Admin (4659)
 
süleyman09 (77)
 
cinemamus (63)
 
ebru^M (30)
 
ilbeyi32 (18)
 
yarasa67 (17)
 
aydınlı (11)
 
diver07 (7)
 
tunc598 (5)
 
policeman3232 (4)
 

Paylaş | 
 

 Aydın-Karacasu Aphrodisias tarihi antik kenti

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4659
Points : 13775
Kayıt tarihi : 27/03/10
Nerden : AYDIN karacasu yazır köyü

MesajKonu: Aydın-Karacasu Aphrodisias tarihi antik kenti   Perş. Nis. 08, 2010 4:00 am

Antik Çağlar’ın görkemli bir kenti olan Aphrodisias ören yeri,





Babadağ sırasının eteğinde, denizden yaklaşık 600 m yükseklikte bir plato üzerinde yer almaktadır. Burası İzmir’in güneydoğusunda, karayolu ile yaklaşık 230 km uzaklıkta, Aydın ilinin Karacasu ilçesine bağlı Geyre köyü yakınındadır.
Meleklermekani.com -
Aydın-Karacasu Aphrodisias tarihi antik kenti Eski kaynaklar Aphrodisias hakkında çok az bilgi vermektedir. Byzantium’lu Stephanos’a göre kent, MÖ 13.yüzyılda kurulmuştu ve Ninoe (etimolojik olarak yarı efsanevi Babil kralı Ninos kökenli) olarak adlandırılıyordu. Kentin başka adları da vardı.
Aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit adına kutsal törenler yapılan Aphrodisias kenti Antik Çağ’ın önde gelen mimarlık, sanat, heykeltraşlık ve tapınma merkeziydi. Bilimsel araştırma ve arkeolojik kazılar sonucunda Aphrodisias’taki ilk yerleşmenin MÖ 4000 yıllarında Kalkolitik Çağlar’da başladığı tespit edilmiştir. Kesin bilgiler MÖ 11.yüzyıla aittir ve tarihçi Appian tarafından verilir.Ona göre Aphrodisias, komşu kent Plarasa (Bingeç) ile birlikte bu dönemde gümüş ve bronz sikkeler darbetmiştir.



Aphrodisias’ın en parlak ve gelişkin dönemi, Roma Çağları’ndadır. kentin yakınında Baba Dağı eteklerinde bulunan ocaklardan sağladıkları değerli mermerlerden olağan üstü güzellikte heykeller ve yapı elamanları üreten ve imparatorluğun her yanına ihraç eden Aphrodisiaslı ustalar,”Aphrodisias stili”olarak bilinen “Manierist” sanat okulunu kurdular. Beş yüzyıl kadar süren yoğun iskan ve geleneksel Roma yaşantısı boyunca,göz kamaştıran güzellikte yapılarla dolu bir kent ortaya çıktı.
Bizans Çağları’nda dinsel ve siyasal nedenlerden olumsuz etkilenen Aprodisias, giderek eski parlak dönemlerini geride bıraktı. Yangınlar, yer sarsıntıları, Sasani ve Arap akınlarıyla harap oldu ve zamanla terk edildi.
Arkeoljik kazı ve araştırmalar ilk defa 1904’te başlatıldı. 1961’den itibaren “National Geographic Society” kurumunun finansmanı ile New York Üniversitesi adına 1990 yılına kadar Prof. Kenan Erim’in başkanlığında, günümüzde ise Prof. Roland Smith tarafından sürdürülmektedir. Bu kazılar ve bilimsel araştırmalar sonucunda mimarlık, heykeltraşlık, tıp, matematik, astronomi alanlarında ve çeşitli sanat dallarında önemli çalışmalar yapıldığı belgelenmiştir. Tıp araştırmacısı Xenocrates, Romancı Chartiton ve Düşünür Alexander Aphrodissias’lıdır. Hamam ve agora, kentin tapınağı, stadyum, 10.000 kişilik tiyatro, Roma- Bizans dönemleri arasında yapılmış surlar, akropol, odeon bugün de ayakta duran yapıtlarındandır.



Arkeolojik kazılara son yıllarda büyük önem verilmesi, bu kazılarda bulunan çok iyi korunmuş sanat eserlerinin bolluğu ve güzelliği, buluntuların yerinde yapılan bir müzede topluca değerlendirilip sergilenmesi dolayısıyla Aphrodisias’ı Aydın ilinin sahip olduğu en önemli kültür mirası haline sokmaktadır.
Aydın ilinin güneydoğusunda, Karia bölgesinin ise kuzeydoğusunda yer alan Aphrodisias hakkında tarihsel kayıtlarda çok az bilgi bulunmaktadır. Daha çok yapılan arkeolojik kazılar, kendi açıklamasını da birlikte getirmektedir. Bizanslı tarihçi Stephanus’un yazdığına göre bir leleg-pelasg yerleşimi olan kentin ilk adı Lelegonpolis idi. Gelişince Megalopolis adını aldı. Daha sonra da Babil’in yarı söylence kralı Ninos’un ardından Ninoe diye anılmaya başlandı. Bu adına, Aphrodisias’da bulunmuş bir kabartma üzerinde de rastlanmıştır. Nino, nina ve nin Akad dilinde Tanrıça İştar, Astarte ya da Astartia için de kullanılmaktadır, İştar, Babil ve Ninova’nın Hazreti Süleyman’a bile hükmetmiş aşk tanrıçası idi ve özellikleri Afrodit’inkilere çok benzemekte idi. Daha doğrusu Aphrodisias, Ninoe’nin Yunanca çevirisi idi. Bu durum, bir Karia yerleşim yeri olan doğu etkisinde çok eski bir Ana Tanrıça tapım yeri olduğunun kanıtı sayılıyor.
Asurluların Babil’den çok uzak bir köşede İştar adına bir tapım yeri kurdukları varsayımı hiç de yabana atılmayacak bir olasılıktır. İ. Ö. 2000’in başlarında, Hititler’in ilk dönemlerinde Anadolu’da birçok Asur Kolonisi bulunuyordu. Hellenistik çağda, Yerel Tanrı ve Tanrıçalara Yunan mitolojisindeki benzerlerinin adlarını yakıştırmak adet olmuştu. Aphrodisias Afrodit’i de aslında karakter olarak Yunan Afrodit’inden bir hayli ayrılmaktadır. Daha çok, Anadolu’daki toprak, yeraltı ve bereketi de simgeleyen Ana Tanrıça Kibele’ye benzemektedir. Bir bakıma Efes Artemis’i ile de benzeşir.



Afrodisias’da antik tiyatronun yaslandığı tepe, aslında İ. Ö. 3000 yılından daha fazla bir zaman öncesinden yığılmaya başlamış bir höyüktür. Burada yapılan kazılar, eski Tunç çağından beri yerleşim yeri olarak seçilmiş bu yerin tarih öncesi kültürleri hakkında yeterince bilgi veriyor.
İ. Ö. III. yüzyılda Mısır’dan gelerek Karia hakkında bir kitap yazmış olan tarihçi Appolonios, Aphrodisias’lı olarak anılır. Aphrodisias’ın kent olarak adı, ilk kez Romalı diktatör Sulla’nın İ. Ö. 82 yılında Delphor Tapınağı’nm Kehanetine uyarak buraya Karia’nın sembolü olan çift yüzlü balta ile altın bir taç göndermesi dolayısıyla geçer. Belgede biraz abartılı da olsa, Tanrıça Afrodit adına adanmış büyük bir Karia kentinden söz eder. Bu arada Aphrodisias adı geçen paralara da rastlanıyor.
Basılan ilk paralardan Aphrodisias’ın adı komşu kent olan Plarasa’dan (Bingeç) sonra yazılıyor. Daha sonraki sikkelerde Plarasa adı ortadan tamamen kalkıyor. Bütün bunlar Aphrodisias’ın başlangıçta tıpkı Didim gibi sadece bir tapım yeri olduğunu, çevresinde zamanla gereksinmelerden doğan bir yerleşim alanı geliştiğini ve günün birinde de Plarasa adlı kentin tarih sahnesinden silinip Aphrodisias’ın bir kent durumuna yükseldiğini gösteriyor.



Aphrodisias yazıtlarından birinde de İ. Ö. I. yüzyılda eyaletteki vergi toplayıcılarının tutumunu şikayetle görevlendirilmiş iki Aphrodisias’lının Roma’ya gidişlerinden bahsetmektedir. İ. Ö. 39-35 yılları arasında Marcus Antonius tarafından gönderilen senato buyrultusu, Aphrodisias tapınağının sağınma sınırının Efes’teki Artemis tapınağınınki kadar genişletildiğine dairdir.
Tiyatro kazılarında çok sayıda imparator mesajları bulunmuştur. Bunların çoğu uygulanacak olan bağışıklıkları içermektedir. Roma’nın imparatorluk dönemi, Aphrodisias’ın altın çağı olmuştur. Önemli bir edebiyat, sanat merkezi olan kent, tıp ve felsefe alanında atılımlar yaptı. Ayrıca Aphrodisias’da çok ünlü bir heykel okulu vardı.
Yapılan kazılarda bir heykel atölyesi ile çok sayıda tamamlanmış ve yarı yarıya yapılmış heykel bulundu. Heykellerde kullanılan mavimsi gri mermer Babadağ’ının eteklerinde, kentin 2 km. doğusundaki ocaklarda çıkarılıyordu. Bu taş, yerinde işlendiği gibi bir heykel malzemesi olarak yarı işlenmiş ya da bloklar halinde özellikle Menderes vadisindekiler olmak üzere Anadolu’nun başka kentlerine de ihraç ediliyordu.
Roma’da İtalya’nın ve Yunanistan’ın her köşesindeki birçok kentte bulunan bir çok güzel heykelde Aphrodisias’lı ustaların imzaları tespit edilmiştir. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki Aphrodisias’da yapılan şenlikler sırasındaki heykel yarışması, yalnız bu kente özgü olaydır.



Hıristiyanlığın yayılması ve imparatorluğun resmi dini olmasından sonra, Afrodit’in adını unutturmak üzere Bizans döneminde buraya Stavropolis (Haç kenti) adı verildi. Ancak, kent bölgenin adı olan Karia olarak anıldı. Türkler tarafından eski kalıntılar üzerine kurulan köyün Geyre adının da Karia’dan bozma olduğu sanılıyor.
Afrodisias ören yeri, geçen yüzyılın başından itibaren batılı gezginlerin dikkatini çekmeye başlamıştır.
Bunların başında Charles Texier ve Laborde gelmektedir. Bunlar görülen kalıntıları anlatmışlar ve bunlardan çizimler de yapmışlardır. 1904-1905 yıllarında Paul Gaudin başkanlığında bir Fransız heyet kısa süreli iki kazı yaptı. 1913’de A. Boulanger’in de bir teşebbüsü oldu. 1937’de Julio Jakopi’nin yönetimindeki İtalyan heyeti de kazılar yaptı.



Aphrodisias'ta en verimli kazılar ise, 1961 yılından beri Prof. Kenan Erim yönetimindeki (ölüm:1990) National Geographic Society tarafından da desteklenen New York Üniversitesi adına yapılanlar olmuştur. Bu kazılar sırasında iyi korunmuş birçok yapı yanında olağanüstü güzellikte sayısız heykel gün yüzüne çıkarıldı. Bunların ancak bir bölümü Aphrodisias’ta kurulan özel müzeye yerleştirilebildi.
Yaklaşık 520 hektarlık bir alanı kaplayan Aphrodisias ören yeri Roma döneminde inşa edilmiş, Bizans döneminde onarılmış 3,5 km’lik bir surla çevrilmiştir. Duvarın inşa ve onarımlarında eski mimari parçaların kullanıldığını görüyoruz.
Kent, aslında Prehistorik bir höyük olan 15 metre yükseklikteki Akropol tepesi diye anılan yükselti hariç düz bir alanda kurulmuştur.































Aphrodite Tapınağı


Kentin tanrıçası Aphrodite için yapılan tapınak kentteki en eski mermer binadır. Tapınağa ait kutsal alanın (temenos) sınırlarının belli olması bu alana tanınan sığınma hakkından dolayı önemli olmuştur. Tapınak çevresindeki yazıtlarla önce bu imtiyazın Iulius Caesar ve ardılı, daha sonra da Roma İmparatoru Augustus tarafından verildiği ortaya konulmuştur.
M.S. I. yüzyılın başlarında tamamlanan mermer tapınağın yapımında yardımcı olan seçkin yerel ailelerin isimleri sütunlar üzerine yazılmış, tapınağın kurucusu olarak kabul edilen G. Julius Zoilos, yaşamı boyunca Aphrodite rahibi ünvanı ile onurlandırılmıştır.
Geleneksel tarzda Ion tapınağı olarak yapılan yapının kısa kenarında sekiz, uzun kenarında on üç iyon tarzı sütün bulunmaktadır. Yapı, M.S. II. yüzyılın sonlarında revaklarla (stoa) çevrelenmiş, doğu uçta sütunlarla süslü bir cephe yapılmıştır. Böylelikle ana tapınağın doğusunda bir ön avlu oluşturulmuş; bu avlu, III. yüzyılın başlarında yüksek duvarlarla çevrilmiştir. Bu duvarların çevrelediği alanın girişi ise mavimsi gri mermerden tek parça ve beyaz mermerden spiral yivli sütunlarla süslenmiş, ayrıca erosların av maceralarını içeren zengin mimari kabartmalarla bezenmiş anıtsal kapı (Tetrapylon) ile sağlanmıştır. Bu kapı, şehrin kuzey-güney doğrultusunda uzanan ana caddesinden kentin en kutsal alanına giriş çıkışı kontrol altına almıştır.
Tapınak, Hiristiyanlığın kentin ana dini haline geldiği M.S. 500 yıllarında dış sütunların kilisenin içindeki nef sütunlarına dönüştürülmesi, tanrıça heykelinin bulunduğu kapalı kısmın (cella) yok edilerek buradan elde edilen taşların yapının dış duvarlarının yapımında kullanılması suretiyle kentin en büyük tapınağı haline getirilmiş, Aphrodite heykelleriyle kabartmalarının yerini Hıristiyanlığa ait semboller almıştır.
Sebasteion Tapınağı: Iulius-Claudius Hanedanı İmparatorlarının İbadet Yeri [değiştir]


Sebasteion Tapınağı (Güney Cephe)



Sebasteion Tapınağı (Kuzey Cephe)



Tapınak, Afrodisyas'ın kuzey-güney doğrultusunda uzanan ana caddenin doğu kenarında ve Aphrodite Tapınağı'nın önavlusunun güneybatısında yer alan, Roma İmparatorlarına (Sebastoi) ait kutsal alanda bulunmaktadır. Roma İmparatorlarının tanrı olarak kabul edildiği dönemde, imparatorların gücüne saygı göstermek ve kent ile Roma İmparatorluğu arasındaki kuvvetli bağı vurgulamak amacıyla yapılmıştır. İmparatorların Tapınağı anlamına gelen Sebasteion sözcüğü de bu ilişkiyi doğrulamaktadır.
Tapınak, Roma'nın ikinci imparatoru Tiberius döneminde (M.S.14-37) yapılmaya başlanmış, Nero döneminde M.S.60 yılı civarında bitirilmiştir. Aphrodite'ye, Roma'nın tanrı imparatorlarına (Theoi Sebastoi) ve Afrodisias halkına adanan tapınak, yerel iki ailenin önderliğinde yapılmıştır.
Tapınak dört bölümden oluşur: Doğu uçta yüksek merdivenlerle ulaşılan ana tapınak yapısı ve batı uçta yer alan anıtsal kapı (propylon) ile ortadaki avlunun her iki yanında yer alan uzun revaklar.
Kentin ana kuzey-güney caddesi üzerindeki Propylon oldukça yüksek ve sütunlarla süslenmiş bir yapıdır. Alt katta ion, üst katta korint sütunların yer aldığı kapının üzerinde barok bir alınlık vardır. Toplam 16 sütun dört sayvan (aedicula) meydana getirmektedir. Bunların içinde bir dizi heykele ait kaideler bulunmaktadır.
Bu girişin sonrasındaki merdivenlerle mermer döşeli bir avluya girilmektedir. 14 m.x 90 m. boyutlarındaki bu avlunun doğu ucunda Roma korint tarzı bir tapınak, kuzey ve güney kenarlarda ise yükseklikleri 14 m.'ye ulaşan 3 katlı yapılar yer almaktadır. Kuzey ve güney cephelerdeki yapıların ikinci ve üçüncü katlarında insan boyutunda yapılmış 200 adet kabartma bulunmaktadır. Giriş katında dor, ikinci katta ion, üçüncü katta da korint üslubunda olan sütunların toplam sayısı 300'ün üzerinde olup, giriş katındaki odalar, yapının üretim merkezi ve pazar yeri olarak kullanıldığı Geç Antik Çağ'da eklenmiştir.
Tapınağın mimarisi, Hellenistik ve Roma geleneklerini birleştirmektedir. Ortadaki dar bir alanın oldukça yüksek ve süslü yan cephelerle çevrelenmesi ve payelerle duvara bitişik yarım sütunlar arasındaki kabartmalı cephelerin tasarımında antik tiyatroların sahne binası süslemelerinden esinlenilmiş olması yapının Hellenistik yanını ortaya koymaktadır.
Sebasteion Kabartmaları [değiştir]


Periler ve Bebek Dionysos



Sebasteion Tapınağı'nın kuzey ve güney kenarındaki cephelerin ikinci ve üçüncü katlarında yer alan, insan boyutlarında yapılmış, 200 adet kabartma Sebasteion Kabartmaları olarak adlandırılmaktadır.
Iulius-Claudius hanedanı imparatorlarının ibadet yeri olarak bilinen tapınağın güney cephesinin üçüncü katındaki kabartmalar, Roma imparatorlarını ve tanrıları, ikinci kattakiler ise Yunan mitolojisinden öyküleri betimlemektedir. Kabartmalardaki mitolojik kahramanlar geçmişi; Roma İmparatorları ve onlarla aynı katta yer alan tanrılar ise bugünü simgelemekte; böylelikle Roma İmparatorlarının Antik Yunan'ın devamı olduğu savını doğrulayacak bir bağlantı kurulmaya çalışılmaktadır.
Kuzey yapının ikinci katında, Augustus tarafından imparatorluğa katılan 50 adet ethne, yani halklar kabartması; üçüncü katında ise Roma İmparatorları ile Gün ve Okyanus gibi zaman ve mekanın evrensel alegorilerinin betimlemeleri yer alır.
Heykeltraşların eş-zamanlı bir çalışma sonucunda yaptıkları 200 kabartmanın kazılar sonucunda bulunabilen 80 adeti, 31 Mayıs 2008 tarihinden itibaren Mimar Cengiz Bektaş tarafından tasarlanan Afrodisias Müzesi Sevgi Gönül Salonu'nda sergilenmektedir.
Stadyum [değiştir]


Afrodisias Stadyumu



M.S. I. yüzyılda inşa edilen Stadyum, yapıldığı yıllarda kentin kuzeyindeki önemli bir yolun kenarındaydı. Yapı, yaklaşık 262 m. uzunluğunda ve 59 m. genişliğinde olup Akdeniz'deki benzerleri arasında en iyi korunabilmiş olanıdır. Mermerden yapılan seyirci kısmı(cavea) 30.000 seyirciyi, kent nüfusunun en az iki mislini alabilecek büyüklüktedir. Seyirci kısmı, izleyenlerin görüş alanını genişletmek amacıyla hafif kavisli olarak yapılmıştır. Tam ortasında koltuk şeklinde düzenlenen oturma yerleri kentin ileri gelenlerine ayrılmıştı.
Yaklaşık 180 metre uzunluğundaki koşu sahasının her iki ucu, benzerlerinden farklı olarak kapalı ve yarım daire şeklindedir. Seyirciler yapıya kuzey-güney yönünde bulunan sokaklara açılan büyük merdivenlerden güneyden girmekteydiler. Atletizm yarışmaları için kullanılan yapının doğu ucu, meydana gelen depremlerin kent tiyatrosunda oluşturduğu ciddi hasarlar nedeniyle arena oyunları, sirk ve hayvan gösterilerine uygun bir biçime dönüştürüldü. M.S. IV. yüzyılın ortalarında ise yapının kuzeybatısındaki seyirci sıralarının üzerinde görülen sıra kemerler ve duvarlar kent surları ile birleştirilmiş, böylelikle kentin herhangi bir şekilde işgal edilmesi durumunda buranın bir saldırı noktası olarak kullanılması fırsatı yaratılmıştır.
Tiyatro [değiştir]


Sebasteion Tiyatrosu



M.S. I. yüzyılın ikinci yarısında yapılan Tiyatro, 10.000 kişilik bir seyirci grubunu içine alabilmekteydi. Klasik dönem tiyatrolarında olduğu gibi yarım daireden biraz daha kavisli olan seyirci kısmı (cavea), tarih öncesi dönemden kalma büyük bir höyüğe yaslanmaktadır. Yapı, aynı yüzyılın sonunda, tüm oturma sıralarının mermerle kaplanması ve tonozlar üzerinde bir üst seyirci kısmının eklenmesi suretiyle genişletilmiştir.
Sahne binası seyircilerin oturduğu bölümden kapalı geçişlerle (paradoi) ayrılmış ve bu alanlardan tiyatroya giriş sağlanmıştır. Sahnenin üstündeki üç katlı yapı ise dor üslubunda düzenlenen ve dışarıya çıkıntı yapan sütunlarla süslenmiş, duvar payeleri üzerinde yükselen üçgen alınlıklar ve nişlerle zenginleştirilmiştir.
Mermer sahne binasının üzerindeki arşitravda yapının M.Ö. 20 yıllarında, önceleri Octavianus'un kölesi olup daha sonra özgür bırakılan G. Julius Zoilos tarafından vakfedildiği belirtilmektedir. M.S. II. yüzyılda gladyatör dövüşlerinin, güreş yarışmalarının ve hayvanlarla yapılan gösterilerin ilgi görmesi üzerine en öndeki iki sıra kaldırılıp onun yerine düz bir duvarın eklenmesiyle orkestra bölümü derinleştirilmiş, böylece bu vahşi gösteriler sırasında izleyicilerin tehlikeden korunması sağlanmıştır.
Yaklaşık 5 m. yüksekliğe ve 15 m. uzunluğa sahip sahne duvarı, Romalı önderlerin ve imparatorların mektupları ile Afrodisias'a tanınan ayrıcalıklarla ilgili senato kararlarının yer aldığı Hellence yazıtlarla kaplıdır.
Meclis Binası (Bouleuterion) [değiştir]


Meclis Binası (Bouleuterion)



Sırtını Kuzey Agora'ya veren tiyatro benzeri Meclis Binası (Bouleuterion), 2. yüzyılın sonu veya 3. yüzyılda yapılmıştır. Tonozlarla desteklenen yarım daire düzenindeki oturma kısmının üstü bir çatı ile kaplıdır. Özgün haliyle 19 sıradan oluşan seyirci bölümü 1.000 kişiyi içine alabilmektedir. Geç Roma-Erken Bizans döneminde çökmüş ve daha sonra onarılmamış olan summa cavea (üst cavea) başlangıçta, tonozlu 11 oda üstüne oturmaktaydı. Yapının sahne duvarında, arkadaki koridora açılan beş kapı ve bunların arasında da içinde heykeller duran nişler yer almaktadır. Sahne binası iç koridorunun her iki ucunda üst caveaya çıkışı sağlayan merdivenler vardır. Bu koridorun güney duvarındaki beş kapıdan da, kentin önde gelenlerinin portrelerinin bulunduğu, agora kompleksinin bir parçası olan porticus post scaeniuma (sahne binası arkasındaki portik) geçilmektedir. Sahnesi çok katlı olup girinti ve çıkıntılarla süslüdür. Sütunları spiral yivli gri mermerden yapılmıştır. Cephesi, tanrılar ve yerel hayırseverlerle halkı temsil eden Boule ve Demos gibi kişileştirilmiş heykellerle süslüdür. Sahne zemini daha sonraki tarihlerde aşağıya alındığı için arkasındaki sahne binası daha yüksek hale gelmiştir. Sahne binası üzerinde yer alan bir yazıttan yerel bir vatandaş olan Flavius Amperilius'un V. yüzyılın ortalarında yapıda bir değişiklik yaptırdığı anlaşılmaktadır. Sahne zeminindeki opus sectile (değişik biçimlerde, çoğunlukla geometrik biçimlerde kesilmiş renkli taş parçacıklarının harç tabakası üzerine yerleştirilmesi suretiyle yapılan) mozaikleri Afrodisias Müzesi tarafından korumaya alınmıştır.
Agora ve Tiberius Portikosu [değiştir]


Agora



Bouleuterion'un güneyindeki Agora'nın planlamasına M.S. I. yy.da başlanmış, M.S. 2. yy.a doğru boyutları genişletilerek inşasına devam edilmiştir. Üç yanı İon düzeninde portiklerle çevrili olan yapı 205 x 120 m. boyutlarındadır. Kuzey portiğinin sütunları günümüzde de ayaktadır. Agoranın hemen güneyinde, arşitrav blokları üstündeki yazıta göre İmparator Tiberius'a adanmış, İon düzeninde, dikdörtgen planlı bir portik yer almaktadır. Tiberius Portiği'nin en etkileyici yanı frizinde meyve ve çiçek çelenkleriyle bezeli mask ve başların bulunmasıdır. Bu portiğin güneybatısında yapılan kazılarda, Diocletianus'un (hükümdarlık dönemi 285–305) fiyat listelerini içeren birçok yazıt parçası ele geçmiştir. Bir olasılıkla bu listeler, portiğin güneyindeki Büyük Bazilika'da bulunmaktaydı.
Hadrian Hamamları [değiştir]


Hadrian Hamamları



Hadrian Hamamları, kentin günümüze kalmış en büyük yapılardan biridir. M.S. II. yüzyılda tipik Roma hamamları tarzında simetrik bir düzende yapılmış ve İmparator Hadrianus'a (117-138) adanmıştır. Yapı, yarım daire biçiminde niş ve havuzlarla donatılan bir dizi tonozlu mekandan oluşmaktadır. Beş büyük mekândan oluşan yapıda, ortada her iki yanı, havuzlu birer tepidariumla (ılıklık) bağlantılı caldarium (sıcaklık) yer alır. Doğuda praefurnium (külhan), onun yanında ortası yuvarlak havuzlu sudatorium (terleme mekânı), kuzeydeyse içine basamaklarla inilen bir havuzu bulunan ve frigidarium (soğukluk) olabilecek bir bölüm bulunmaktadır.Bu mekanların doğusunda yer alan bir dizi oda sütunlarla çevrili geniş bir ön avluya bakmakta, kuzeyinde de ince bir işçilikle yapılmış bir çeşme yer almaktadır. Hamamların doğusunda yer alan ve Güney Agora içinde bulunan büyük havuz da hamamlardan gelen suyla beslenmiştir.
Büyük kalker bloklardan örülmüş ve önemli bir kısmı ayakta olan duvarların üzerleri mermer plakalarla kaplıydı. Yıkılan tonozların moloz harçla yapıldığı ve iç kısımlarının sıva ile kaplandığı görülmektedir. Çatının oluklu kiremitle kaplandığı anlaşılmaktadır. Günlük yaşamda önemli bir yeri olan hamam binası ile çeşme ve ön avlu, görkemli bir mimariye sahip olup mitolojik sahnelerin işlendiği kabartma ve heykellerle süslenmiştir. Bu bölgeden elde edilen büyük boyutlu heykeller bugün Afrodisias Müzesi'nde sergilenmektedir.
Kazı Çalışmaları
Afrodisias Müzesi yenilendi


En son Admin tarafından C.tesi Haz. 30, 2012 10:12 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 6 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://forum09.hareketforum.com
tunc598



Mesaj Sayısı : 5
Points : 5
Kayıt tarihi : 02/08/10

MesajKonu: Geri: Aydın-Karacasu Aphrodisias tarihi antik kenti   Çarş. Ağus. 04, 2010 8:06 am

Tek kelimeyle muhteşem....ellerine sağlık
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4659
Points : 13775
Kayıt tarihi : 27/03/10
Nerden : AYDIN karacasu yazır köyü

MesajKonu: Geri: Aydın-Karacasu Aphrodisias tarihi antik kenti   Çarş. Eyl. 08, 2010 6:46 am

Ö.deil Usta
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://forum09.hareketforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4659
Points : 13775
Kayıt tarihi : 27/03/10
Nerden : AYDIN karacasu yazır köyü

MesajKonu: Geri: Aydın-Karacasu Aphrodisias tarihi antik kenti   C.tesi Ekim 22, 2011 6:22 pm

Uzun zamandir planladigim, fakat hava sartlarindan dolayi bir turlu gerceklestirme firsati bulamadigim geziyi en nihayetinde Pazar gunu (19/03) gerceklestirebildim.

Nelere sahip oldugumuzu, gecmiste yasagidigimiz topraklarda ne denli buyuk medeniyetler kuruldugunu gormek adina kulturel bir gezi oldu.

Ege'nin iç kısımlarında birbiriyle rekabet halinde olan iki antik yerleşim var. Biri Yunan mitolojisinde aşk ve güzellik tanrıçası olarak geçen Afrodit'e adanan Aphrodisias, diğeri ise Bergama krallarının şifa bulmak için kurdukları Hierapolis (Kutsal Şehir) ya da bizim verdiğimiz isimle Pamukkale.

Bu haftaki gezi Afrodisyas (Aphrodisias).



Aphrodisias: Arkeolog Kenan Erim’in, kazılar ve restorasyon için ömrünü verdiği antik yerleşim, Olağan üstü bir ören yeri. Ören yeri girişinde müze var. Akropole yaslanmış 10.000 kişilik tiyatro. Meydanın yanında Hadrianus hamamları, güneyinde Gymnasion ve iki avlulu Bizans kilisesi. Hadrian ve Aphrodite adanan hamam yapıları. Agoranın yanında Odeon. Ayaktaki 14 sütunuyla etkileyici Aphrodite Tapınağı. Tapınağın doğusunda ören yerinin en güzel kalıntılarından Tetrapylon anıtsal giriş kapısı. Anadolu antik kentlerinin en büyük ve en iyi durumdaki devasa boyutlarda ve otuz bin kişilik stadionu..

Denizden 600 metre yüksekte, Karacasu’yu gectikten hemen sonra Geyre yerlesim alaninda bulunan Aphrodisias Anadolu'daki en eski yerleşimlerden biridir. Antik kent 520 hektarlık bir alanı kaplamaktadır.. Müzesinde o muhteşem heykellerin dışında Neolitik ve Tunç Çağı'na ait eserleri de görüyorsunuz. Bir kabartmaya göre Aphrodisias'ın ilk adı Ninoe, bu da Asur İmparatorluğu'nu kuran ve Semiramis'in eşi olan efsanevi kişi. Karya, Lidya ve Frigya gibi önemli medeniyetlerin kavşağında yer alan şehir, Romalılara verdiği destek sayesinde özellikle M.Ö. II. yüzyılda tarihteki yerini almaya başlamış.


Nasil Gidilir: Iki secenek bulunuyor.
1. İzmir-Denizli yolu üzerinde Kuyucak yakınlarındaki yön levhası izlenmeli. Ana yoldan 37 km içeride.
2. Denizli-Muğla yolundan, Tavas sapagindan Kizilcaboluk yolu uzerinden gitmek.

Ben her iki yolu kullanmak ve gormek adina 1. yol olan Izmir Denizli karayolunu tercih ettim. Donuste ise Mugla-Denizli yolunu takip ettim.
Yani soyle birsey (tam bir yuvarlak cizdim sayilir);

Kaynak: Motor Delisi Motosiklet grubu, motosiklet etkinlikleri, gezileri, motor videoları, resimler, yarışlar, 2. ikinci el motosilet ilanları http://www.motordelisi.com/forum/geziler-bulusmalar-etkinlikler/20171-aphrodisias-gezisi.html
Kaynak: Motor Delisi Motosiklet grubu, motosiklet etkinlikleri, gezileri, motor videoları, resimler, yarışlar, 2. ikinci el motosilet ilanları
Ören yerini gectikten sonra sizi Lahitler karsiliyor;


Hemen yaninda da Muze; icersinde birbirinden guzel "nasil yapilmis ki bunlar” dedirtecek heykeller, bustler, madeni paralar sergileniyor.



Aphrodisias çok sayıda filozof yetiştirmiş, entellektüeli bol bir şehir. Dönemin Felsefe Okulu da tapınağın yanında yer alıyor.
Bazilarinin bustleri; Soldan saga; Sokrates, Alkibiades, Pindaros, Aleksandros ve Filozof (Philosopher)


Ve sehre ismini veren;
Kim?

Tabi ki Aphroidite;


Muzeyi de geride biraktigimizda karsimiaza yesillikler icersinde sizi Toren Kapisi bekliyor;
Kendimi de fotografa ilave ettim ki, maazallah “internetten indirmissin, gitmemissin oralara da, bizi kekliyor kerata” demeyesiniz diye

Toren kapisi; Afrodit Tapinaginin kutsal girisini saglayan ana kapi, M.S. 200 yilinda yapimina baslanmis,
Daha yakindan baktiginizda, verilen emege ve iscilige sapka cikartmamak elde degil


Toren kapisindan sonra karsiniza, Tapinak cikiyor;
Tapinak; yapimina M.Ö.1. yy’da baslanmis. M.S. 500 yilinda kiliseye cevrilmis.



Tapinagin hemen yaninda Bouleuterion; Afrodisias antik devirdeki sehrin yerel yonetimini saglayan meclisin toplanma yeri, ayni zamanda konser salonu ve halkin da toplanma yeri;


Agzimin acik kaldigi yer;
Stadyum; 270 mt.uzunlugunda – 30.000 kisi kapasitesi ile dunyanin en iyi korunan ve en buyuk stadyumlarindan birisi. M.S. 1.yy’da kosu – uzun atlama – disk ve cirit atma – gures gibi geleneksel Yunan sporlarinin yapildigi yer. Ayni zamanda gladyator (zirhli sporcu) ve vahsi hayvan mucadelelerinde de kullanilmis.


Bu resimler size buyuklugu hakkinda yeterli bilgiyi verir sanirim


Daha o kadar cok fotograflayacak yer varki. Size onerim, eger yolunuz duserse kesinlikle en az iki saatinizi ayirin.

Ve artik donus yolculugundayiz;
Cankurtaran mevkii, karsi da da Honaz dagi


Bu fotograflama yontemini de viatormundi’den gordum, hosuma gitti, ben de yaptim
Sahin tepesinden, sehre flu bir bakis (sis vardi o yuzden sehri gosteremiyorum )



200+km yol yapmami saglayan makinem:



Umarim begenmissinizdir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://forum09.hareketforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4659
Points : 13775
Kayıt tarihi : 27/03/10
Nerden : AYDIN karacasu yazır köyü

MesajKonu: Geri: Aydın-Karacasu Aphrodisias tarihi antik kenti   C.tesi Nis. 07, 2012 12:58 am

Afrodit güzellik ve aşk tanrıçası olunca biraz yoldan çıkmış. Hephaestus isimli bir koca, Hermes, Dionisos, Adonis gibi birkaç sevgili ve ilginç çocuklar Afrodit’in yaşamına ait bazı detaylar…

Afrodit’in oğulları arasında psikolojiye adını veren Psyche’nin sevgilisi aşk tanrısı Eros ile abartılı bir erkeklik organına sahip tanrı Bes de bulunuyor.





Anadolu’daki en büyük stadyum


National Geographic’in kazılarını desteklediği antik şehirde, müzenin solundan devam ederseniz bir yuvarlak çizip aynı noktaya gelebilirsiniz. İlk göreceğiniz eser olan 8.000 kişilik tiyatroda orkestraya ait olan yarı yuvarlak alanı yükseltip, gladyatör ve vahşi hayvan dövüşleri de organize etmişler. Tiyatronun arkasındaki tepeden şehrin hoş bir manzarası var. Aşağıda Agora dedikleri Pazar Yeri, onun hemen arkasında da 2.yüzyıldan kalma Hadrian hamamları görülüyor. Frigidarium (Soğukluk), Tepidarium (Ilıklık) ve Caldarium (Halvet) bölümlerinden oluşan hamamların içinde bir yazıt bulmuşlar: “Değerli eşyalarınızı kabinlerde bırakmayın!” Bizans döneminde Piskopos Sarayı olarak kullanılan binanın yanında şehrin en zarif yapısı olan Odeon bulunuyor. 1700 kişilik kapasiteye sahip olan bu küçük tiyatroda konserler verilmiş, münazaralar yapılmış, binada belediye meclisinin toplantıları gerçekleştirilmiş. Hemen arkadaki Afrodit Tapınağı’nın 40 kolonundan geriye sadece 14 tane kalmış. Her ne kadar tapınağın inşaatı İ.Ö. 1.yüzyılda başlamış olsa da burada Afrodit’e tapınma geleneği yaklaşık 2700 yıl öncesine kadar gidiyor.

Tarihte bilinen en meşhur Afrodit heykelini ise bugünkü Datça’da bulunan Knidos’lu Praxiteles yapmış. Heykel antik çağda o kadar meşhurmuş ki zamanın gezginleri sırf bu heykeli görmek için paraya kıyıp Knidos’a gelmişler ve turizm şehirdeki başlıca endüstrilerden biri olmuş. İşin komiği erkek ziyaretçiler, bir tapınağın içinde bulunan heykeli hayranlıkla seyrettikten sonra, tapınakta çalışan kiralık hanımlarla aşk yapıp ibadetlerini tamamlamışlar!

Afrodisias çok sayıda filozof yetiştirmiş, entellektüeli bol bir şehir. Dönemin Felsefe Okulu tapınağın yanında yer alıyor. Tapınaktan devam ettiğinizde karşınıza şehrin en görkemli yapısı çıkıyor. Anadolu’nun en büyüğü, dünyadaki en iyi korunmuş stadyumlardan biri olan 1900 yıllık bu yapının 30.000 kişilik bir kapasitesi var. Değişik grupların özel oturma yerleri bulunan ve 30 sıradan oluşan stadyumun ölçüleri, 262 metreye 59 metre. Stadyumun arkasında İ.S. 350’li yıllarda yapılan 3,5 kilometrelik şehir surları var. Meydana dönmeden önce göreceğiniz son eser ise ihtişamlı Tetrapylon. Dört sıra halinde dörtlü kolonlardan oluşan bu anıtsal kapı, tapınağa giden yolun üzerinde inşa edilmiş. Yanında şehirdeki kazılara otuz yılını veren Prof.Kenan Erim’in mezarının bulunduğu bu yapı insanda hayranlık uyandırıyor. Üzerinde Eros’un ve Zafer Tanrıçası Nike’nin kabartmalarının olduğu mermer blokların ağırlığını düşündükçe, Romalıların inşaat tekniklerini bir kez daha takdir ediyorsunuz. Gezegenlerin adları bir istisna dışında, Roma tanrı ve tanrıçalarından geliyor ve bunlardan bir tanesi de Afrodit’in Roma dönemindeki adı olan Venüs. İstisna olan tek gezegen ise üzerinde yaşadığımız ve geçmişte bu tanrı ile tanrıçalara tapınılan dünyamız!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://forum09.hareketforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4659
Points : 13775
Kayıt tarihi : 27/03/10
Nerden : AYDIN karacasu yazır köyü

MesajKonu: Geri: Aydın-Karacasu Aphrodisias tarihi antik kenti   C.tesi Haz. 30, 2012 10:04 pm

Afrodisias Müzesi yenilendi







Geyre Vakfı’nın katkılarıyla yenilenen UNESCO Kültür Mirası listesinde yer alan Karacasu Afrodisias Antik Kenti Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da katıldığı törenle kapılarını ziyaretçilere açtı. Yenilenen müzede asırlar sonra gün ışığına çıkarılan ve UNESCO Kültür Mirası listesinde yer alan Afrodisias Antik Kenti ve Sebasteion Tapınağı rölyeflerinin uluslararası müzecilik standartlarında, tarih severlerle bir kez daha buluştu.

Açılış için Afrodisyas’a gelen Kültür ve Turizm bakanı Ertuğrul Günay, ören yeri girişindeki gişelerde denetlemelrde bulundu. Gişe görevlisi ile bilet satışları ve ziyaretçi sayıları hakkında bilgiler alan Bakan Günay, ziyaretçi sayılarında artış olduğunu duyunca memnuniyetini dile getirdi. Bakan Günay, Türkiye’nin doğal bir sit alanı ve müze gibi olduğunu belirterek “Topraklarımızda ne varsa, dönem, din ayrımı gözetmeksizin bizim kabul ediyoruz, ayrım yapmıyoruz. Bunların bize insanlığın bir emaneti olarak görüyoruz” dedi.

Afrodisyas Antik Kenti Müzesi önünde düzenlenen törene Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş, AK parti Aydın Milletvekilleri Mehmet Erdem, Ahmet Ertürk, Geyre Vakfı Başkanı Ömer Koç, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, Aydın İl Genel Meclisi Başkanı Akan Evren, vakfın yönetim kurulu üyeleri, çevre ilçe ve beldelerin belediye başkanları ve çok sayıda davetli katıldı.

Ören yeri ve müzelerde bulunmanın kendisini çok heyecanlandırdığını belirten Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, başta Geyre Vakfı Başkanı Ömer Koç olmak üzere müzenin yenilenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek “İnsanlığın önemli ayak izleri bizim topraklarımızda. Türkiye'yi açık müze alanı olarak görmek mümkün. Var olan zenginliklere son yıllarda sahip çıkılmaya başlandı. Bu değerler yakın zaman önce tanıtılmaya başlandı. Şimdi İzmir'e yeni bir müze yapmayı hayal ediyoruz. İzmir ve çevresinde inanılmaz bir tarih var ama ona uygun bir müze yok. Ankara'da bir müze yapmayı planlıyoruz. Bizim başkalarının ülkesinden çalmadan, zorla ya da başka yöntemlerle almadan, kendi zenginliklerimizle dünyanın en büyük müzesini kuracak zenginliğimiz var. Topraklarımızda ne varsa, dönem, din ayrımı gözetmeksizin bizim kabul ediyoruz. Ayrım yapmıyoruz. Bu zenginlikleri insanlığın bize olan bir emaneti olarak görüyoruz. Şimdi Gaziantep'te de bir müze yapacağız. Bu müze ile dünya ile yarışan bir mozaik sergisine kavuşulacak. Türkiye'de çok yerde böyle çalışmalarımız var” dedi.

Bakanlık olarak değişik ödeneklerle kazılara verdikleri desteği artırdıklarını da kaydeden Bakan Günay son üç yılda kazı ödeneklerini açıkladı. Bakan Günay, kazılara 2007 yılında 14 milyon TL, 2008 yılında 21 milyon TL ve bu yıl da yaklaşık 25 Milyon TL ödenek aktarıldığını kaydetti.

“KRİZE RAĞMEN ZİYARETÇİ SAYIMIZDA YÜZDE 2’LİK ARTIŞ VAR”

Bu yıl yaşanan küresel ekonomik kriz nedeniyle dünyanın pek çok ülkesinde hem turizm geliri, hem de ziyaretçi sayısında düşüş olduğunu, Ancak Türkiye’de ziyaretçi sayısında artış yaşandığını ifade eden Kültür ve Turizm bakanı Ertuğrul Günay açıklamasının devamında “Bu yıl gelir bakımından yüzde 2-3 kayıp olacak ama ziyaretçi sayısında yüzde 2 artış yaşıyoruz. Yani bu kriz ortamında ziyaretçi sayımız artıyor. Benim hayalim, Türkiye'yi kültür turlarında, belli kültür ve gelire ulaşmış insanların görmediği zaman eksikliğini duyacağı bir ülke hale getirmektir. Kültür turlarını bu çeşitli bölgelerimizdeki antik kent ve müzeleri de dahil etmek istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Çalışmalarla ilgili kısa bir bilgi veren Geyre Vakfı başkanı Ömer Koç, vakıf olarak 1986 yılından bu yana kazı çalışmalarına destek verdiklerini, son 9 ay içerisinde de müzenin yenilenmesi işini üstlenerek bu işi de tamamladıklarını söyledi.

Aydın valisi Hüseyin Avni Coş da, müzenin yenilenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, önümüzdeki yıl Afrodisyas Ören Yeri’nin yol sorunun da çözüleceğini müjdeledi.

Yapılan konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, protokol üyeleri ile birlikte müzeyi gezdikten sonra, ören yerinde incelemelerde bulundu. Bakan ve beraberindekiler gezi sırasında antik kentte bulunan ve hayatının büyük bir bölümünü Afrodisyas kazılarında geçiren Prof. Dr. Kenan Erim’in mezarını da ziyaret etti.


En son Admin tarafından C.tesi Haz. 30, 2012 10:15 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://forum09.hareketforum.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4659
Points : 13775
Kayıt tarihi : 27/03/10
Nerden : AYDIN karacasu yazır köyü

MesajKonu: Geri: Aydın-Karacasu Aphrodisias tarihi antik kenti   C.tesi Haz. 30, 2012 10:13 pm





Bir zamanlar Lidya eyaletinin başkenti olan Aphrodisias Nazilli'nin 38 km güneyinde, Karacasu bölgesinin Geyre köyünün yakınlarında bulunuyordu. Eski zamanlarda şimdi olduğu gibi Aphrodisias çekici mermer yapıları hiç şüphe yok ki zengin bitkileri Dadaloz vadisinin ortasında badem, nar ve kavak ağaçları ileAphrodisias beliriyordu. Şehrin zenginliği kültürel ve politik önemi yapılarının büyüklüğü ve ihtişamından açıkça belli oluyordu. Aphrodisias adı güzellik, aşk, doğa ve bolluk tanrıçası olan Aprodile'den geliyor ve en ünlü tapınaklardan biriydi. Fakat bu asıl ismi değil. Tarihçi Stephanos'a göre Lelegianlar tarafından bulundu ve ilk olarak Lelgonopolis olarak bilinir. Daha sonra şehrin ismi Megalopolis'e ve sonra tekrar Assria'nın kralı Ninos'tan sonra Ninoe'ye dönüştürüldü. Şehrin tarihi tunç çağına dayanabilir ve M.Ö. 3000 yılından önce kalkolitik kültür ile ilgili açık delil vardır. Aphrodisias ismi M.Ö. 3000 den sonra Helenistik devirde kullanılmaya başladı.Aphrodisias Bizanslılar ile Hıristiyanlığın yayılmaya başlanması ve Hıristiyanlığın derece derece din olarak adapte edilmesi şehrin statüsünde büyük bir değişikliğe sebep olmuştur. Tapınma Merkezi Aphrodite'in önemi azalmıştır. Aphrodite ve Aphrodisias sonunda bütün yazıtlardan silindi. Çabalar şehrin isminin Stauropolis'e Haçlı Şehrine çevrilmesini sağladı. Fakat halk Caria kullanmayı tercih etti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://forum09.hareketforum.com
 
Aydın-Karacasu Aphrodisias tarihi antik kenti
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
forum09.hareket-forum.com :: Memleketimizi tanıyalım tanıtalım-
Buraya geçin: